|
Pazartesi, 19 Mart 2007 |
|
Filistin'de Mekke Anlaşması'na bağlı olarak sürdürülen görüşme ve pazarlıkların neticesinde "ulusal ittifak hükümeti" adı verilen yeni özerk yönetim hükümetinin listesi ve programı açıklandı. Hükümeti kurmakla görevlendirilen Başbakan İsmail Heniyye Bakanlar Kurulu listesini özerk yönetim başkanı Mahmud Abbas'a sundu. Hükümet listesi ve programı özerk yönetim parlamentosunun bugünkü (17 Mart 2007 Cumartesi) oturumunda tartışılacak. Daha sonra parlamentonun onayına sunulup güvenoyu istenecek. Kabul edilmesi konusunda herhangi bir oy çoğunluğu sorunu yok. Önemlisi sonrasında gelecek uyumlu çalışma ve ittifakın kalıcı olması olacaktır. Bu yazıyı tavsiye edin
|
|
|
Pazartesi, 26 Şubat 2007 |
|
İşgalci saldırganların yaptığı kazılar ve yıkımlar sebebiyle Mescidi Aksa'ya yönelik tehditler devam ediyor. Filistinliler bu tehditlere yönelik tepkilerini dün Cuma günü tekrar dile getirdiler. İşgalci saldırgan devlet Filistinlilerin Mescidi Aksa'ya girmelerini engellemek amacıyla Cuma namazı öncesinde Mescidi Aksa'nın çevresinde ve Kudüs'ün doğu bölgesinde geniş çaplı tedbirler aldı. Saldırgan işgal güçlerini ve polislerini kutsal mabedin etrafına yığdı. Doğu Kudüs'e yerleştirilen işgalci saldırganlar Batı Yaka bölgesinden gelen Filistinlilerin Kudüs'e girmelerini engellediler.
Bu yazıyı tavsiye edin
|
|
|
Salı, 30 Ocak 2007 |
Filistin'de yine hareketli bir döneme girildi. Fakat son dönemde en çok dikkat çeken gelişmeler Filistinliler arasında meydana gelen çatışmaların yol açtığı vahim ve yürekleri burkan manzaralar. Bu olaylar medya organları tarafından kamuoyuna genellikle HAMAS - el-Fetih çatışması olarak veya Filistinliler arası bir iç savaş olarak lanse ediliyor. Olayın bir HAMAS ve el-Fetih boyutunun olduğu inkâr edilemez. Fakat gerçekte bir örgütsel çatışma değil bizim daha önce gelişmelerle ilgili muhtelif yorumlarımızda da dile getirdiğimiz üzere silahlı kolluk kuvvetleri arasında vuku bulan çatışmalardır. Ancak bir Filistin iç savaşı olarak nitelendirilmesi kesinlikle doğru değildir.
HAMAS'ın 2006 Ocak seçimlerini kazanarak özerk yönetim parlamentosunda hükümeti kurmaya yetecek çoğunluğu elde etmesi üzerine henüz görev süresi dolmamış olan eski parlamento silahlı güvenlik organlarıyla ilgili bir kanun çıkararak bu organların tümünü İçişleri bakanlığının inisiyatifinden alıp doğrudan başkanlığa bağladı. HAMAS hükümetinin iş başına gelmesi üzerine bu organlar başkanlığa bağlı olduğundan İçişleri bakanlığının görevini yerine getirmesinde, toplumsal güven ve istikrarın sağlanması için gerekli işlerin yürütülmesinde ona yardımcı olmadılar. Bunun üzerine İçişleri bakanlığı Tenfiz (Yürütme) Kuvvetleri adı verilen yeni bir kolluk gücü oluşturdu. Böyle olunca da güvenlik mekanizmasında bir iki başlılık ortaya çıktı. Ayrıca başkanlığa bağlı kolluk güçlerinde görevli elemanların tamamına yakını el-Fetih taraftarlarından veya sempatizanlarından, İçişleri bakanlığına bağlı Yürütme Kuvvetleri'nde görevlendirilenlerin tamamı da HAMAS mensuplarından oluşuyordu.
Bu yazıyı tavsiye edin
|
|
|
Salı, 16 Ocak 2007 |
|
Siyonist zihniyetin temelini oluşturan anlayışa sahip olanların bozgunculuk çabalarına Kur'an-ı Kerim'de değişik vesilelerle dikkat çekilir. "İsrailoğullarına kitapta şöyle bildirdik: "Andolsun yeryüzünde iki kere bozgunculuk çıkaracak ve muhakkak büyük bir taşkınlık göstereceksiniz." (İsra, 17/4) Tefsirlerde bildirildiğine göre burada kastedilen büyük çapta yani küresel bozgunculuktur. Belli bölgelerde etkisini gösteren yani yerel bozgunculuk faaliyetlerinin ise listesini çıkarmamız mümkün değildir. Bu yazıyı tavsiye edin
|
|
|
Çarşamba, 27 Aralık 2006 |
|
Ahmet Varol, HAMAS’ın Siyasi Birim Başkanı Halid Meş’al’le birlikte
Halid Meşal, HAMAS’ın diğer üç siyasi lideriyle birlikte Ürdün krallığı tarafından sürgün edildiği sırada. Soldan sağa: Halid Meşal, HAMAS’ın eski Siyasi Birimi başkanı Dr. Musa Ebu Merzuk, HAMAS’ın resmi sözcüsü İbrahim Goşe, HAMAS’ın eski Ürdün resmi temsilcisi Muhammed Nezzal HAMAS hareketi de dahil olmak üzere Filistin direnişi son aylarda çok şey kaybetti. Evet kaybetti. Önemli birçok öncüsünü kaybetti, gerek suikast sonucu, gerekse tutuklamalarla kadrosundan ve mücahitlerinden birçoğunu yitirdi. Direnişe karşı abluka ve baskı arttı. Filistin toprakları üzerinde güvenlik engelleri çoğaltıldı. Çalışma tercihleri eskiye nazaran çok zorlaştı. Bütün bunlar doğrudur. Fakat bu, Filistin direnişini ortadan kaldırmaz. Düşmanın uygulamaları direnişin önündeki engelleri artırmıştır. Fakat direniş bitmeyecektir. Bu yazıyı tavsiye edin
|
|
|
|