Language

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Sayfa arrow Filistin arrow İntifada Hareketi
İntifada Hareketi
Filistinden yükselen ses İntifada Hareketi PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 01 Ocak 2007

Arapçada “ayaklanma” anlamına gelen intifada, taşlarından başka hiçbir silahı olmayan bir avuç Filistinlinin dünyanın en teçhizatlı ordularından birine karşı verdiği mücadelenin adıdır. Üstelik bu mücadelede karşı taraf atılan taşlara kurşunlarla, roketlerle ve füzelerle cevap vermektedir. Hatta çoğu zaman kendisine taş atmayanlara bile silahlarını doğrultmaktan çekinmemekte, onlarca çocuğu acımasızca katledebilmektedir.İntifada hareketi dünya siyaset sahnesinin gündemine 1987 yılında geldi. 1987 yılında 6 Filistinli çocuğun İsrail askerleri tarafından öldürülmesine tepki olarak Filistinli gençler İntifada hareketini başlattılar. Hareket 1993 yılına kadar sürdü. İsrail ordusunun Filistinli gençlere verdiği karşılık çok sert oldu ve ‘şiddet şiddeti doğurur’ prensibi gereği Ortadoğu bir kez daha karıştı. Bu dönem boyunca İsrail askerleri tarafından kolları kırılarak dövülen, başları parçalanan çocuklar tüm dünyanın dikkatini bu bölgeye çekmişti. Filistin halkı, başta çocuklar olmak üzere, en gencinden en yaşlısına kadar işgalci İsrail askerlerinin şiddetine ve baskısına ellerindeki taşlarla cevap verdiler. İsrail askerleri ise bu ilk intifada hareketinde silah kullanmaktan çok dövme, kol kırma, kemik kırma, silah dipçikleri ile karın ve başları ezme gibi yöntemlere başvurdular. 1989 yılında yani İntifada’nın ikinci yılında 13 bin Filistinli çocuk İsrail hapishanelerinde tutuklu olarak bulunuyordu.

Bu yazıyı tavsiye edin

 
İntifada PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 01 Ocak 2007
8 Aralık 1987, Filistin’de İsrail işgaline karşı topluca başkaldırma niteliği taşıyan intifada hareketinin başlangıç tarihidir. Filistinliler aleyhine sonuçlar doğuran barış görüşmeleri ve Sabra-Şatilla Katliamı’nın ardından FKÖ’nün Lübnan’dan çıkarılması, Filistin halkının tepkisinin büyümesine neden oldu. İntifada olarak adlandırılan ayaklanmanın ilk adımı 7 Aralık 1987’de atıldı. Gazze bölgesinde bir Yahudi kamyoneti, Filistinli işçileri taşıyan bir araca çarparak dört Filistinlinin ölümüne ve dokuzunun da yaralanmasına neden oldu. İntifada için ilk organizasyon Gazze İslam Üniversitesi Öğrenci Meclisi tarafından yapıldı.

Bu yazıyı tavsiye edin

 
Birinci intifada ve Baris Sureci PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 01 Ocak 2007
Barış sürecini ele alırken tarafların bu sürece girişlerine sebep olan faktörleri incelememiz gerekmektedir. Filistin tarafını bu sürece motive eden sebepler şöyle sıralanabilir: Arap yönetimleri Soğuk Savaş sonrasında Sovyet desteğini kaybetmişlerdi. Üstelik, bu ülkelerin çoğu İsrail’i bölgenin kalıcı bir gerçeği olarak görmeye başlamışlardı. Ayrıca Filistinlilerin karşı karşıya bulundukları iki önemli sorun daha vardı. FKÖ Kuveyt’e saldıran Saddam Hüseyin’i destekleyerek Körfez ülkelerinden sağladığı maddi desteği kaybetmiş ve İntifada etkinliğini yitirmeye başlamıştı. Arafat Saddam’ı desteklediğinde pek çok Filistinli Körfez’deki işlerini kaybetti ve Körfez’den gelen mali yardım kesildi. Arafat’ı böyle bir karar almaya sevkeden şey neydi? Bir açıklamaya göre, ABD’nin öncülüğündeki müttefikler kendi faaliyetlerini meşrulaştırmak için Irak’ın gücünü abarttılar. Filistin kamuoyu bu propagandaya inandı ve güçlü bir Saddam’ın kendi davalarına hizmet edebileceğini düşündü.

Bu yazıyı tavsiye edin

 
2. AKSA intifadasi Sonrasi baris sureci PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 01 Ocak 2007
Camp David görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Ariel Şaron’un provakatif ziyareti ile başlayan Aksa İntifadası sürecinde barış neredeyse tamamen gündemden düştü. İşgal altındaki Filistin’de çatışmaların yoğunlaşması ve İsrail’deki seçim süreciyle birlikte değişen iç politik dengeler 2002 yılına kadar herhangi bir barış pazarlığı için uygun zemin oluşmasını önledi.

Bu yazıyı tavsiye edin

 
Türkiye Aksa İntifadası'nın Neresinde? PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 01 Ocak 2007

Türkiye’deki yönetim Filistin topraklarında yaşanan Aksa İntifadası karşısındaki tutumunda değişik çelişkiler yaşıyor. Türkiye’deki mevcut yönetim bir yandan İsrail’in yanından ayrılmak istemezken, diğer taraftan İslam aleminden gelebilecek tepkileri göz önünde bulundurarak Filistin halkının haklı ve meşru direnişini de karşısına almamak istiyor. Bu konuda ayrıca mevcut hükümetle, cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer’in tutumu arasında belirgin bir fark olduğu gözleniyor. Hükümet tutumunda daha çok İsrail tarafına meylederken, Sezer İsrail’in Filistinlilere uyguladığı zulümlere tepkisini dile getirmekten ve Filistin halkının mücadelesinin haklılığını ifade etmekten çekinmiyor.

 

Bu yazıyı tavsiye edin